Yolum Düştü Gezdim | Antalya
Antalya okumak istediğim şehir olarak hep içimde kalmıştır zaten. Neredeyse 1 ay kaldım ve farkettim ki Ankara'da öğrenci olunur, Antalya'da yaşanır. Özellikle de Konyaaltı'nda... Benim kaldığım yer Konyaaltı olmasından dolayı hem denize çok yakındım hem de bu bölgede yeni nesil kahveci dükkanları oldukça fazlaydı. Çok şirin kafelerden birine oturup deniz manzarasını seyrederek bol bol çalıştım (çünkü mecburiyetlerimizden uzaklaşamıyoruz 😊). Geri kalan zamanlarda da gitmek istediğim birçok yeri gezmeye çalıştım.
Şehrin sevdiğim yanlarından birisi de tramvay olması (ben tramvay çok seviyorum, eski zamanlarda yaşıyor gibi hissediyorum 😊). Bu tramvay ile Kaleiçi'ne gittim ve yolda yürürken hasta olduğumu farkeden bir satıcı amca harika bir bitkisel karışım hazırlayıp verdi.
Antalya'nın en büyük dezavantajı turistlerin fazla olmasıyla birlikte hayatın çok pahalı olması bence. Bu özellikle Konyaaltı bölgesinde oldukça hissedilir düzeydeydi. Daha içeri bölgelerde (Kepez gibi) bu fark gözle görülür olarak azalsa da şehrin bütününde ekonomik olarak bir dengesizlik mevcut.
Bunları bir kenara koyarsak, Antalya'da yapılması gerekenler Konyaaltı'nda bulunan küçük ve sakin kafeleri deneyimlemek, Kaleiçi'nin dar sokaklarında kaybolmak ve denize karşı 1 demlik çay bitirmek derim. Benim için 1 ay boyunca çok güzeldin Antalya. 😊
Son not: Kaldığımız otelde bu kedicik benden hiç ayrılmadı, bir yerde kucağımda uyuyordu artık. 😍
Yorumlar
Yorum Gönder